29 Mart 2015 Pazar

Fincana Kahve Koydum Gel!

Sevgili günlük;
Gün sonlanıyor usulca, kahvemin buharı üstünde...

Türk kahvesi içmeyi çok severim! Dost muhabbetine, tek başınalığa çok yakışır.. Kahveyle gelir en derin sohbetler. Kahvenin o güzel kokusu dağılınca ruhuma, doya doya içmek isterim. 


Kahve ile ilgili yazılan sözleri, şiirleri ve bestelenen şarkıları da takip etmeye özen gösteriyorum. Bazen dergilerde 'Kahve Molası'' başlıklı yazılara denk geldiğim de oluyor. Eh, sonrasında soluğu ya mutfakta ya da en yakın kahvecide alıyorum.



Çok sevdiğim sevgili Küçük İskender'in bir sözüne rastladım geçen günlerde. Diyor ki; 'Kahvenden bir yudum bile almamışsın. Korktun mu beni kırk yıl sevmekten?'.

Sahi, kırk yıllık hatırı olan kahvelerden kaldı mı azizim?
"Bir fincan kahve, lütfen!" dedikten sonra, buharı üstünde, mis kokulu kahveniz masada yerini aldığında mutlu oluyor musunuz siz de? Ben öyle mutlu oluyorum ki! Tatlı bir telaş sarıyor yüreğimi, kahve bu yahu! Derde deva, yüreklere şifa....


Kahveyi içmesi kadar pişirmesi de bir o kadar zevkli bana göre! Bir de günümüz teknolojisinde, elektrikli cezveler sağ olsun, kahve yapmak çok pratik. Benim hâlâ en sevdiğim; bakır cezvede pişirilen Türk kahvesi..



Tam da şimdi, yazımın sonlarına gelirken sevgili Murathan Mungan'ın 'Bir Fincan Kahve' şiirinden alıntı yapmak istiyorum::

" Cam kenarında oturduğum masadan
yüzüme sokağı vuran tülün gölgesinde
düşünüyorum::
Yavaş yavaş anıların da terk ediyor beni
git gide azalıyor 
günün birinde
birlikte 
Bir fincan kahve içebilmenin
Sadakati 
Hayali..."

Kırk yıllık hatırını bilmem ama;
Haydi bir kahve içelim ağız tadıyla!

Sevgiler...





2 yorum:

  1. Muthis bir post olmus bayildim tatlim , zevkle okudum :*

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, beğenmene çok sevindim! :*)

      Sil